Eski El Sanatlarımız Nelerdir? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir İnceleme Eski el sanatlarımız, tarihsel ve kültürel mirasımızın önemli bir parçasıdır. Her biri, sadece birer işlevsel objeler değil, aynı zamanda toplumların geçmişini, değerlerini ve geleneklerini anlatan hikayelerdir. Ancak bu el sanatlarını incelerken, sadece estetik ve işlevsel yönlerine değil, aynı zamanda bu sanatların toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açısından nasıl şekillendiğine de bakmak gerekiyor. Eski el sanatlarımız, kadınların ve erkeklerin toplumsal rollerine, farklı grupların üretim süreçlerine nasıl dahil olduklarına ve bu sanatların nasıl bir eşitsizlik aracı haline geldiğine dair önemli ipuçları sunuyor. — Eski El Sanatlarımız Nelerdir? Toplumsal Cinsiyet…
Yorum BırakKategori: Makaleler
En Güzel Kiraz Hangi Şehirde Yetişir? Kiraz. O tatlı, kırmızı, sulu meyve. Yazın gelişiyle birlikte, hepimizin dilinde. “En güzel kiraz hangi şehirde yetişir?” sorusu ise, her yıl olduğu gibi yine gündemde. Hadi itiraf edelim, hepimiz bu tartışmaya dahil olmak istiyoruz. İzmir mi, Bingöl mü, ya da belki Aydın mı? Hadi bakalım, kim haklı, kim haksız? En güzel kirazın peşinden sürüklenirken, bu sorunun bir kaç farklı yönüne de bakmamız gerektiği kesin. En Güzel Kiraz: Lezzet ve Kalite Arasında Bir Seçim İlk olarak şunu kabul edelim: “En güzel kiraz” meselesi göreceli bir şey. Bir kişi için “güzel” dediğinizde, bu tat ve kaliteyle…
Yorum BırakE Harfi Kalın Mı İnce Mi? Bir Günün Başlangıcı Kayseri’nin sokakları, sabah güneşiyle yavaşça aydınlanırken, ben de o güne başlamanın bir yolunu arıyordum. Hava soğuk, ama içimi ısıtacak bir şeyler arıyorum. Bazen sabahları bir fincan kahve kadar basit bir şey bile içimi kıpırdatabiliyor. Her şey küçük detaylarda gizli. O gün de öyle başladı, alıştığım gibi, ama bir farklılık vardı; kafamda bir soru belirip duruyordu: E harfi kalın mı, ince mi? O Sorunun Cevabı İlk başta sadece tuhaf bir düşünce gibi geldi. Kafamda beliren o “E harfi” sorusunun, anlamı olmadığını düşündüm. Ama birkaç saat sonra, bu soru zihnimi o kadar meşgul…
Yorum BırakÜniversitelerde Alınan Dersler ve Öğrencinin Gelişen Becerileri: Edebiyat Perspektifinden Bir Bakış Edebiyat, insan deneyiminin derinliklerine inen, anlamın ve duyguların arkeolojisini yapabilen bir disiplindir. Ancak yalnızca edebiyat metinlerinin kendisi değil, bu metinlerin incelenmesi de, okurlarını, yazarlarını ve analiz edenleri dönüştürür. Tıpkı bir romanın karakterlerinin zaman içinde gelişmesi gibi, üniversitelerde alınan dersler de öğrencinin becerilerini zaman içinde geliştiren, onu bir yolculuğa çıkaran bir süreçtir. Ancak bu süreç yalnızca bilgi edinmekle sınırlı değildir; aynı zamanda öğrencinin düşünsel kapasitesini, eleştirel bakış açısını, yazılı ve sözlü anlatım becerilerini de şekillendirir. Bir edebiyatçı gözüyle baktığımızda, üniversite derslerinin sunduğu eğitimin, bir karakterin içsel yolculuğu gibi, çok katmanlı,…
Yorum BırakSigorta Bedeli Nasıl Hesaplanır? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Günümüz dünyasında, hayat sigortası gibi finansal araçlar, toplumsal güvenlik ağlarının bir parçası haline gelmiş durumda. Bu araçlar, bireylerin olası tehlikelere karşı korunmasını sağlarken, aynı zamanda devletin ve özel sektörün toplum üzerindeki etkilerini gözler önüne seriyor. Sigorta bedelinin nasıl hesaplandığını incelemek, yalnızca finansal bir mesele değil, aynı zamanda güç, meşruiyet ve toplumsal düzenin nasıl işlediği üzerine derinlemesine düşünmemizi sağlayan bir fırsat sunar. Sigorta bedeli hesaplaması, temelde ekonomik bir işlem olarak görülebilir. Ancak, arkasında önemli siyasal ve toplumsal boyutlar vardır. Sigorta bedelinin belirlenmesi, devletin ve piyasanın gücünü, toplumsal adaletin sağlanıp sağlanmadığını ve ideolojik…
Yorum BırakMercimekli Bulgur Pilavı: Edebiyatın Tabağında Bir Lezzet Yolculuğu Bazı yemekler, sadece mideyi doyurmakla kalmaz, ruhu da besler. Bir tabakta hayat bulan aromalar, tıpkı bir edebi metnin kelimeleri gibi, çok katmanlı anlamlar taşır. Tıpkı bir romanın içinde kaybolmuşken, bir yemekle de kaybolabilirsiniz. Her bir lokma, sizi geçmişe, anılara ve bazen de bambaşka coğrafyalara götürür. Mercimekli bulgur pilavı da böyle bir yemektir: hem fiziksel bir doygunluk hem de kültürel bir hafıza taşıyan bir tabak. Peki, bu yemek nereye aittir? Sadece mutfak kültürüne mi? Yoksa onun ardında, toprağın, insanın, tarihsel süreçlerin ve geleneklerin izlerini mi buluruz? Edebiyatın gözünden bakarak, mercimekli bulgur pilavının ötesinde…
Yorum BırakKüçük Kaynarca Antlaşması Neden Ağırdı? Ekonomik Bir Perspektif Kıt kaynaklar ve sınırlı seçenekler, her toplumun ekonomik kararlarını şekillendirir. Ne yazık ki, bu seçimler bazen kısa vadeli kazanımlar sağlasa da uzun vadede derin ekonomik zorluklara yol açabilir. Küçük Kaynarca Antlaşması da böyle bir anlaşmaydı. Bir ekonomist gözünden, bu antlaşmanın neden ağır bir yük getirdiğini anlamak, sadece diplomatik bir mesele olarak değil, aynı zamanda mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi düzeyinde analiz edilmesi gereken bir durumdur. Antlaşmanın Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomisine etkileri, bireysel kararların ve toplumsal düzeydeki maliyetlerin dikkatlice tartılması gereken bir örnektir. Küçük Kaynarca Antlaşması: Kısa Bir Gözden Geçirme Küçük Kaynarca Antlaşması, 1774…
Yorum BırakEski Telefondan Yeni Telefona Geçince WhatsApp Mesajları Silinir Mi? Sosyolojik Bir Bakış Hepimiz o anı yaşamışızdır; yeni bir telefon almak, eskisini geride bırakmak… İçimizde bir yenilik heyecanı, teknolojiye duyduğumuz hayranlıkla karışmış, eski telefonun her köşesine ve mesajına veda etmek zordur. Fakat, bir soru kafanızı kurcalamış olabilir: Eski telefondan yeni telefona geçerken WhatsApp mesajlarım silinir mi? Teknolojik bir sorudan çok, aslında hayatımızdaki değerler, iletişim biçimlerimiz ve toplumsal dinamiklere dair derin bir sorudur bu. Telefonlarımızdaki mesajlar, yalnızca birer dijital veri yığınları değil, aynı zamanda geçmişimizin, ilişkilerimizin, duygularımızın saklı olduğu birer hatıra defteridir. Peki, bu dijital anılarımız ne kadar güvenli? Onları korumak için…
Yorum BırakElbette. İşte istediğin özelliklere uygun, felsefi bir WordPress blog yazısı taslağı: Batak Oynayana Ne Denir? Felsefenin Masasında Bir Soru İnsan, bir masanın etrafında oturup kartları karıştırırken, belki de farkında olmadan etik, epistemoloji ve ontoloji ile iç içe bir oyunun sahnesinde yer alır. Bir arkadaşınız “Batak oynayana ne denir?” diye sorsa, bu soru sadece bir sosyal etiketleme değil, aynı zamanda insanın kendini ve başkalarını değerlendirme biçimi üzerine düşünmeye açılan bir kapıdır. İnsan davranışının anlamı, bilgiye ulaşma biçimimiz ve varoluşsal kimliğimiz, her turda açığa çıkar. Peki, bir batak oyuncusu kimdir? Sadece bir oyunsever mi, yoksa davranışları üzerinden değerlendirilen bir etik özne mi?…
Yorum BırakAnkiloz Hastalığı ve Toplumsal Düzen: Siyaset Bilimi Perspektifi Toplumların sağlık sorunları, sadece bireysel ya da tıbbi meseleler değildir; aynı zamanda güç, kaynak dağılımı ve kurumsal düzenle doğrudan ilgilidir. “Ankiloz hastalığı ne demek?” sorusu tıbbi bir bağlamda omurga ve eklem sertleşmesini ifade ederken, siyaset bilimi perspektifinden ele alındığında bu soru daha geniş toplumsal ve kurumsal dinamikleri anlamak için bir metafor haline gelir. Hastalıklar ve kronik durumlar, devletin sağlık politikaları, yurttaş hakları ve sağlık hizmetlerine erişim biçimlerini görünür kılar. Kendi gözlemlerime göre, sağlık politikaları ve bireysel sağlık deneyimleri, iktidarın sınırlarını ve toplumdaki meşruiyet ilişkilerini test eden bir alan sunar. Ankiloz gibi kronik…
Yorum Bırak