Vasilik Ne Demek? Tarihsel Bir Perspektif Üzerine Kapsamlı Bir İnceleme Geçmişin derinliklerine bakmak, bugünün toplumlarını anlamamıza yardımcı olabilir. Tarih, sadece eski olayları hatırlamakla kalmaz, aynı zamanda bugünün yaşadığı toplumsal dinamiklerin köklerini bulmamıza olanak sağlar. Vasilik, günümüz Türkçesinde çok sık karşılaşılan bir kavram olmasa da, tarihsel bağlamda önemli bir yere sahiptir. Peki, vasilik nedir ve tarihsel olarak nasıl şekillenmiştir? Bu yazı, bu soruyu yanıtlamak ve kavramın tarihsel süreçte nasıl evrildiğine dair derinlemesine bir bakış açısı sunmak amacıyla hazırlandı. Vasilik Kavramının Kökenleri: Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Vasilik, başlangıçta “vasıf” kelimesinden türetilmiş bir kavramdır ve çoğunlukla bir kişinin, özellikle çocuk ya da bakıma muhtaç birinin,…
Yorum BırakKategori: Makaleler
TÜBİTAK Fen Lisesi: Eğitim, İktidar ve Toplumsal Düzenin Kavşağında Eğitim, bir toplumun sadece geleceğini şekillendiren bir araç değil, aynı zamanda iktidar ilişkilerinin, toplumsal yapının ve ideolojilerin pekiştirildiği bir alandır. Eğitim, kurumlar arası güç mücadelesinin en yoğun yaşandığı ve aynı zamanda yurttaşlık bilincinin inşa edildiği bir sahadır. Türkiye’deki en prestijli eğitim kurumlarından biri olan TÜBİTAK Fen Lisesi de, bu bağlamda toplumun ve bireylerin toplumsal konumları, devletin eğitim üzerindeki denetimi ve demokratik katılım anlayışları açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. TÜBİTAK Fen Lisesi’nin varlığı, hem bireysel başarının hem de toplumsal meşruiyetin nasıl şekillendiğini gözler önüne serer. Meşruiyet ve İktidar İlişkisi: TÜBİTAK Fen…
Yorum BırakKaç Kadın Vali Var? Bir Kadının Güçlü Olma Mücadelesi Giriş: Kayseri’de Bir Yılbaşı Akşamı Kayseri’nin soğuk, karla kaplanmış sokaklarında yürürken, içimde tarifsiz bir huzursuzluk vardı. Yılbaşı gecesine doğru yaklaşırken, sokaklar daha da sessizleşiyor, her şey bir anlamda durmuş gibi hissediyordu. Ama ben, 25 yaşında bir genç kadın olarak, her zaman olduğu gibi dünyayı değiştirme hayaliyle doluydum. Elimde tuttuğum telefonumda, Kayseri Belediye Başkanlığı’nda yaşanan bir gelişme beni düşündürmüştü. O sırada aklıma, kaç kadın vali olduğu sorusu takıldı. Bu soruya verdiğim yanıt, beni derin düşüncelere sevk etti. Bir kadının gücünü, bir şehirdeki liderliği hayal etmek bile zor gelirken, kadınların bu alandaki sayısının…
Yorum BırakGolterman Hangi Dönem? Ekonomi ve Zaman Arasında Bir Bağlantı Çocukluktan İş Hayatına: Golterman’ın Dönemi Üzerine Düşüncelerim Ankara’nın sakin sabahlarında, kahvemi yudumlarken birden aklıma bir soru takıldı: “Golterman hangi dönem?” Küçükken böyle sorular sormazdım. Ama şimdi, ekonomi okumuş ve veriyle sürekli uğraşan bir genç yetişkin olarak, her şeyin ardında bir bağlantı, bir hikâye aramaya başladım. Gözüme ilk çarpan şey şu oldu: Golterman adı, hayatımda tam olarak hangi dönemi temsil ediyor, ya da hangi dönemde bir anlam taşırdı? Bunu düşünürken, aslında yıllar içinde ekonomiyle ilgili gözlemlerimi hatırladım. Çocukken, her gün bir bankanın şubesinin önünden geçerken, o sıradaki bankacılık sisteminin, bir dönemin sonlarına…
Yorum BırakTavuklar Doyduğunu Anlar mı? – Etik, Epistemoloji ve Ontoloji Perspektiflerinden Bir İnceleme Düşünceler bazen, en basit ve sıradan sorulardan doğar. “Tavuklar doyduğunu anlar mı?” sorusu, ilk bakışta sıradan gibi görünse de, felsefi anlamda derin ve düşündürücüdür. İnsanlık tarihinin her döneminde, bireylerin ve toplumların varoluşlarını, bilgiyi ve etik değerleri anlamaya yönelik sorulara ilham veren meselelerden biri olmuştur. Giderek daha fazla insan, hayvan hakları ve bilincin sınırları üzerine düşünürken, tavukların doygunluk durumuna dair felsefi bir inceleme yapmak, bizim kendi varlık anlayışımızı sorgulamamıza neden olabilir. Bu yazıda, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden tavukların doyup doymadığını sorgularken, felsefi bir bakış açısıyla bu soruya yaklaşacağız.…
Yorum BırakBiri Öldükten Sonra Neden Helva Yapılır? – Bir Kayseri Geleneği ve Kayıp Kayseri’nin o sakin sabahlarından biriydi. Penceremden dışarıya bakarken, gökyüzünde hafifçe parlayan güneşi görüp, hayatın yavaş yavaş başladığını hissediyordum. Ama o gün bir başka şey vardı. O sabah, birini kaybetmiştik. Halamın eşi, yani amcam, yılların verdiği bir hastalıkla savaşını kaybetmişti. O kadar yakındık ki, o kaybın acısı, zamanın ne kadar hüsrana uğradığını, insanın zamanla her şeyin değerini kaybettiğini fark etti. Birinin öldüğünde nasıl bir boşluk oluştuğunu anlayabiliyorum. Ama asıl önemli olan şey, ölümden sonra gelen gelenekti: Helva yapmak. Bir Anlık Hüzün, Bir Ömürlük Hatıra O an, amcamın cenazesi kaldırılmadan…
Yorum BırakBilgisayarın Temel Görevleri Nelerdir? Bilgisayarlar hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor. Peki ama bilgisayarların temel görevleri nelerdir? Bu soruya cevap ararken, her gün kullandığımız cihazların aslında çok temel işlevleri yerine getirdiğini fark edeceksiniz. Gelin, bilgisayarların nasıl çalıştığını, hangi görevleri yerine getirdiğini, anlaşılır bir dille inceleyelim. 1. Veri İşleme: Bilgisayarlar Beynimiz Gibi Bir bilgisayarın temel görevlerinden ilki, veri işleme görevidir. Bunu, beynimizin bir problemi çözerken yaptığı işleme benzetebiliriz. Mesela bir problemle karşılaştığınızda, önce bilgileri toplar, sonra bu bilgileri işler ve bir çözüm önerirsiniz. Bilgisayar da benzer şekilde, verilen veriyi alır ve işler. Bunun en basit örneği, bir yazıyı düzenlerken bilgisayarın yazdığınız harfleri…
Yorum BırakSF’nin Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen Üzerindeki Rolü: Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Analiz Toplumlar, içinde var olan güç dinamikleri, ideolojik yapılar ve tarihsel süreçler üzerinden şekillenir. İnsanlar, sadece kurallar ve yasalarla değil, aynı zamanda birbirleriyle kurdukları ilişkiler aracılığıyla da toplumsal düzeni oluştururlar. Bu ilişkiler, kurumlar, ideolojiler, yurttaşlık ve demokrasi gibi temel kavramlarla yoğrulmuş bir yapıdadır. Peki, bu yapının içinde yer alan bireylerin, farklı sosyal katmanlar, etnik gruplar, ve hatta ulus devletler arasındaki güç ilişkileri ne kadar eşittir? Düzenin sürdürülebilirliği için hangi ideolojik yapılar gereklidir? Sonuçta, her bir toplumsal yapıyı anlamak için, onun içindeki meşruiyet ve katılım kavramlarını anlamadan bu güç…
Yorum BırakMantar: Edebiyatın ve Hastalığın Kesişiminde Bir Sembol Kelimeler, bazen yalnızca anlam taşıyan birer araç değildir. Bir kavram, bir tema, bazen yalnızca bir düşünceyi ifade etmekle kalmaz, insanın iç dünyasında izler bırakır. Mantar, bu şekilde basit bir kavram olmanın ötesine geçer. Bir hastalık, bir tehdit olarak algılandığında, düşüncelerimizdeki sınırları aşarak bir sembol haline gelebilir. Mantar, sadece biyolojik bir varlık ya da tehlikeli bir hastalık olarak değil, edebiyatın gücüyle şekillenen bir anlatının parçası olabilir. Edebiyat, mantar gibi gündelik hayatta belki de farkına varmadığımız öğeleri, karanlık bir dünyada ortaya çıkan tehditler, endişeler ve hastalıklar gibi anlamlarla yükler. Bu yazıda, mantar kavramını edebiyat perspektifinden…
Yorum BırakKadın Sığınma Evinde Cep Telefonu Kullanmak Yasak Mı? Felsefi Bir Bakış Bir sabah uyanıp dünya hakkında her şeyin bir ilüzyon olduğunu düşündünüz mü hiç? Belki de bir an, gerçeklik hakkında ne kadar az şey bildiğimizi, ve çoğu zaman sadece yüzeyine bakarak çok büyük kararlar verdiğimizi düşündünüz. “Gerçek” dediğimiz şey nedir? O an karşımıza çıkan her şeyin doğru ya da yanlış, iyi ya da kötü olduğuna nasıl karar verebiliriz? Bir kadının, güvenliğini sağlamak amacıyla gittiği bir sığınma evinde cep telefonunu kullanmasının yasaklanması, bizlere bu tür felsefi soruları düşündürten bir durumdur. Etik, bilgi kuramı (epistemoloji) ve varlık felsefesi (ontoloji) çerçevesinde, bu durumun…
Yorum Bırak