Bu içeriğimizle “Bilek yarı oynar eklem mi” hakkında kapsamlı bir bakış açısı sunmaya çalıştık. Fosa okurlarına sevgilerle! Bilek Yarı Oynar Eklem mi? Gerçeği, Yanlış Bilinenleri ve Abartının Anatomisi Şunu en baştan net söyleyeyim: Bilek “yarı oynar eklem” gibi kulağa romantik gelen ama anatomik olarak fazla basitleştirilmiş bir tanımla açıklanacak bir yapı değil. Ama Türkiye’de vücutla ilgili her his, bir noktada “oynuyor galiba” seviyesine gelmeyi başarıyor. Sosyal medyada bir bakıyorsun, herkesin bileği ya kayıyor, ya çıkıyor, ya da “yerinden hafif oynuyor” hissi veriyor. Sanki insan vücudu vida sıkılıp gevşetilen bir masa gibi. İzmir’de yaşayan, günlük hayatında ekran başında fazla vakit geçiren,…
Yorum BırakEtiket: bir
Bisiklet Ön Fren Mi Arka Fren Mi? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Açısından Bir İnceleme İstanbul sokaklarında, bisikletle seyahat ederken zaman zaman küçük bir duraksama yaparım. Etrafıma bakarken, günlük yaşamın farklı yönleri aklıma gelir. Özellikle toplu taşımada, işyerlerinde ya da sokakta karşılaştığım insanlar arasında toplumsal cinsiyet ve çeşitlilikle ilgili gözlemler yapmayı alışkanlık haline getirdim. Bu gözlemler, bazen aklıma ilginç sorular getiriyor. Bir gün bisikletle ilerlerken, “Bisiklet ön fren mi arka fren mi?” sorusu, aslında çok daha derin bir anlam taşıyor gibi hissettim. Bu basit soruyu toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet perspektifinden incelemek, İstanbul’daki farklı grupların bu konuda nasıl etkilendiğini…
8 YorumBir İş Nedir? Bir Genç Yetişkinin Gözünden İş Hayatına Dair Bir Hikâye 25 yaşında bir ekonomist olarak, iş hayatına ve işin anlamına dair binlerce farklı düşünceye sahibim. Ancak bir işin tam olarak ne olduğunu kavrayabilmek, sadece eğitimle ya da kitaplarla olmaz; işin içine girdiğinizde, gerçek hayat deneyimleriyle şekillenir. Ve işte o an, ‘Bir iş nedir?’ sorusu, sadece bir kavram olmaktan çıkıp, kişisel bir anlam kazanır. İş hayatına dair gözlemlerim, çocukluk hatıralarım, arkadaşlarımın yaşadığı zorluklar… Bütün bunlar, bir işin tanımını şekillendirirken bir araya gelir. Geçmişten bugüne yaptığım bir yolculuk gibi; hem veri hem de duygularla harmanlanmış bir keşif. Bir İş Nedir?…
10 YorumGiriş: Geçmişin Gölgeleri Arasında Bir Çiçek Geçmişi anlamak, sadece eski zamanları “bilmek” değil; bugünümüze bakan bir ayna tutmaktır. Başka bir çağda yetişmiş, başka ellerde ellerden geçmiş her nesne gibi, horoz ibiği çiçeğinin de tarihsel bir “anlatısı” vardır. Bu anlatı, yalnızca botanik bir bitkinin öyküsü değil; farklı toplumlarda biçimlenmiş anlamlar, simgeler, tıbbî kullanımlar ve sembolik kodlamalar içerir. Horoz ibiği çiçeği tarih boyunca değişen kültürel bağlamlarda nasıl algılandı? Bu bitkinin taşıdığı anlamlar zamanla nasıl dönüştü? İşte bu sorular üzerinden, kronolojik bir perspektifle tarihsel bir çözümleme. Antik Dünyada Bitkiler ve İnsanlar: İlk İzler Bitkilerle Erken İlişkiler İnsan ile bitki arasındaki ilişki tarihöncesi dönemlere…
10 YorumKestane ve Zihin: Bir Merakın Peşinde Başlarken Kestanenin tadını ilk kez aklımda canlandırdığımda, sadece lezzetini değil, ona yüklediğim anlamları da düşündüm. İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak bu soruyu sordum: Hangi ilin kestanesi meşhur? Bu soru basit bir coğrafya bilgisi olmaktan öte, bireylerin kültür, kimlik ve sosyal etkileşim bağlamında nasıl bağlantılar kurduğunu ortaya koyuyor. Kestanenin meşhurluğu basit bir tat-yer eşleşmesinden öte, duygusal zekâ, sosyal etkileşim ve zihinsel temsillerle örülü bir ağ içinde şekilleniyor. Bu yazıda, kestanenin meşhurluğunu psikolojik bir mercekten inceleyeceğim. Bunu yaparken bilişsel psikoloji, duygusal psikoloji ve sosyal psikoloji perspektiflerinden güncel araştırmalardan, meta-analizlerden ve…
14 YorumAldatmak Haksız Fiil Mi? Küresel ve Yerel Açıdan Ele Alalım Aldatmak, tarih boyunca hemen her kültürde, toplumda ve hukuk sisteminde çeşitli şekillerde ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Haksız fiil, Türk Medeni Kanunu’na göre, “kişinin haklı bir dayanağı olmadan, başkasının haklarına zarar vermesi” olarak tanımlanabilir. Peki, aldatmak bu tanıma uyuyor mu? Aldatma, hem duygusal hem de hukukî açıdan oldukça karmaşık bir konu. Bu yazıda, aldatmanın haksız fiil olup olmadığını, hem küresel hem de yerel (Türkiye) perspektiften inceleyeceğiz. — Aldatmak: Küresel Açıdan Bir Bakış Dünyanın farklı köşelerinde aldatma, farklı kültürlere ve hukuk sistemlerine göre çeşitli şekillerde ele alınır. Batı dünyasında, özellikle Amerika ve…
14 YorumGüvenilir Olmak Önemli midir? Psikolojik Bir Mercek İnsan davranışlarının ardındaki bilişsel ve duygusal süreçleri merak eden biri olarak sık sık düşündüğüm bir soru var: Güvenilir olmak önemli midir? Bu soru sadece bireysel ilişkilerde değil; toplumsal yapılar, iş ilişkileri, eğitim ve hatta dijital etkileşimler bağlamında da karşımıza çıkar. Peki güvenilirlik sadece bir etik değer mi, yoksa zihinsel ve duygusal süreçlerle şekillenen psikolojik bir olgu mu? Bu yazıda güvenilirliği bilişsel, duygusal ve sosyal etkileşim boyutlarıyla inceleyeceğiz. Güncel araştırmalar, meta-analizler ve vaka çalışmaları ışığında, güvenilirliğin neden hem bireysel hem de toplumsal düzeyde bu denli kritik olduğunu psikolojik bir perspektifle tartışacağız. Bilişsel Psikoloji Perspektifi:…
10 YorumAdli Tıp Kati Rapor Nedir? Herkese merhaba! Bugün biraz farklı bir konudan bahsetmek istiyorum, ama oldukça ilginç ve aslında çoğumuzun hayatında bir şekilde karşılaşabileceği bir konu: Adli tıp kati rapor nedir? Bu rapor, genellikle suçluların yakalanmasında, suçların çözülmesinde, ya da mahkemelerdeki davalarda önemli bir rol oynar. Ama aslında çoğumuz için “adli tıp” biraz soyut ve “katil” ya da “suçlu” gibi klasik Hollywood hikayelerinden fırlamış bir kavram gibi görünür. Oysa ki, adli tıp kati raporu, hem kişisel hem de toplumsal açıdan oldukça kritik bir işlevi yerine getirir. Bize, bu raporların ne kadar önemli olduğunu anlatan bir örnek verelim: Bir suç işlendiğinde,…
12 YorumAdam Başı Nasıl Yazılır? Kayseri’nin soğuk bir kış akşamıydı. Havanın soğukluğuna inat, içeride odamda her şey sıcacıktı. Camdan dışarıyı izlerken, aklımda o kadar çok şey vardı ki… Ama bir yandan da, bir şeyin eksik olduğunu hissediyordum. Ya da belki de o an eksik olan şey, bir kelimeydi, bir anlamdı. Düşüncelerimi toparlamaya çalışırken, o eski okul anım tekrar aklıma geldi. Hem de ne anı! O an, belki de “adam başı nasıl yazılır?” sorusunu kendime sormama neden olmuştu. İşte, bu yazı da tam o soruya verdiğim cevabın hikâyesi olacak. Kelimelerin Sıcaklığı Bir zamanlar Kayseri’de bir ortaokulda öğretmenim, dil bilgisi dersinde “Adam başı…
6 YorumGiriş: Kelimeler, Ritüeller ve Anlatının Gücü Bir metni okurken, kelimelerin yalnızca bilgi aktarmadığını, aynı zamanda duyguları, niyetleri ve hatta bedensel deneyimleri dönüştürdüğünü fark ederiz. “Gusül farz mı, sünnet mi?” sorusu, İslâmî bir ibadetin teknik bir sorusu olarak görünebilir; ama edebiyat perspektifinden ele alındığında, kelimelerin, ritüellerin ve sembollerin insan zihninde yarattığı yankılar üzerinde durmamızı sağlar. Gusül, fiziksel temizlikten öte, bir dönüşüm ve ritüel anlatısının somutlaşmış hâlidir. Bu yazıda, gusülün farz mı yoksa sünnet mi olduğu sorusunu farklı metinler, türler ve karakterler üzerinden inceleyecek, anlatı teknikleri ile ritüelin edebî temsillerini çözümleyeceğiz. Okur, kendi edebi çağrışımlarını ve duygusal deneyimlerini paylaşarak metinle etkileşime geçmeye…
10 Yorum